Dövüş Klübü ( Fight Club)

by Berna

Yakın zaman tbt’lerinden. Modern yaşam ve günümüz tüketim toplumunda, bir şeylere sahip olurken kazandıklarımız ve yitirdiklerimiz temalı çalışma?

Akşam yemeğinizi ailece kaç kere yerde yediniz ve keyif aldınız? Veya kaç kere çocuklarınızla evcilik oynarken gerçekten yemek yediniz? (Plastik tabakta suşhi kısmını geçiyorum ???) Bizde bu taşınma vesilesi ile bunu deneyimlemiş olduk. Yoksa muhtemelen hiç böyle bişey yaşamayacaktık. 

Ve buraya geldikten 2,5 ay sonra eşyalarımıza kavuştuğumuzda da bu yaşadıklarımız bize Brad Pitt ve Edward Norton’un oynadığı kült film Dövüş Klübü (Fight Club) ’nden birkaç repliği aklımıza getirdi ve hayatı, kendimizi tekrar sorgularken bulduk … ?

“Yuva yapma iç güdülerine tutsak düşen tek ben değildim… Hepimizde Johanneshov markalı koltuktan var, yeşil çizgili Strinne deseniyle kaplı… Hepimizde Rislampa/Har markalı aynı kağıt lambadan var… Benimki artık bir konfeti… Çelik üstüne çinko kaplama Vild marka ayaklı saatim. Tanrım ona sahip olmasam ölürüm… 

Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak.Perdeler.Halılar.

Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler gün gelir sizin sahibiniz olur.”

“Eskiden, eve öfkeli döndüğüm ve hayatımın kafamdaki beş yıllık plana uygun gitmediğini fark ettiğim günlerde, evimi temizlemek ya da arabamla uğraşmak bana yeterdi. Günün birinde yüzümde bir tek yara izi olmadan ölecektim ve arkamda harika bir apartman dairesiyle harika bir araba kalacaktı. Öyle böyle değil; gerçekten harika; ta ki toza gömülecekleri ya da yeni mal sahibine geçecekleri güne kadar”

You may also like

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.